T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/474
KARAR NO : 2023/480
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde istinaf yolu ile tetkikinin istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlular vekili dilekçesinde özetle, müvekkilleri aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini ve itirazları ile ilgili olarak verilen kararın kesinleşmediğini, itiraz üzerine takibin durmuş olmasına rağmen icra müdürlüğünce takip işlemlerine devam edildiğini, ihtiyati haciz kararının tedbir mahiyetinde olduğunu, icra takip işlemi olmadığını, 03.09.2021 tarihli dilekçeleri ile 09.09.2021 tarihli ve 22.09.2021 tensip tarihli yapılan işlemlerin kaldırılması talebinde bulunduklarını, taleplerinin icra müdürlüğünün 30.09.2021 tarihli tensip kararı ile reddedildiğini beyanla müdürlük işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Hukuk Mahkemesince, Çivril İcra Dairesinin 2021/622 Esas sayılı takibinin itiraz üzerine durduğu, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararına dayalı olarak haciz işlemi yapıldığı, ihtiyati haciz kararının kaldırılması yönünde bir karar sunulmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Borçlular vekili şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Çivril İcra Dairesinin 2021/622 Esas sayılı dosyasında Güvence Hesabı tarafından Ümmü Kösen ve Kadir Arıkan aleyhine 229,287,50 TL alacağın tahsili için genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış, borçluların süresi içinde yaptığı itiraz nedeni ile takip 04.08.2021 tarihinde durdurulmuştur. Çivril Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/224 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı gereğince borçluların mal varlığına haciz konulmuştur. Alacaklı vekili ihtiyaten haczedilen 20 DG *** ve 20 ACM *** plaka sayılı araçların trafik kaydına yakalama şerhi konulmasını talep etmiş icra müdürlüğünün 09.09.2021 tarihli kararı ile talebin kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nın 261. maddesi ” Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.” hükmünü içermektedir.
Menkul malların haczine ve muhafazasına ilişkin olarak İİK’nın 85 ve 88. maddelerinde düzenleme yapılmış olup aynı yasanın 261. maddesinin yollaması ile taşınır malların muhafazasına ilişkin aynı yasanın 88. maddesinin uygulanması gerekir. Haczedilen araçların trafik kaydına yakalama şerhi konulması muhafaza işlemidir. İcra müdürlüğünce, ihtiyaten haczedilen araçların trafik kaydına yakalama şerhi konulmasına karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön yoktur. Takibe ve ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş olması ihtiyati haciz kararının infazına engel değildir.
Şikayetin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan istinaf başvurusunun HMK’nun 353-(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile;
1-Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Alınması gereken istinaf karar harcından (maktu) peşin olarak alınan harcın mahsubu ile 120,60 TL bakiye istinaf karar harcının istinaf yasa yoluna başvurana tamamlatılarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dairemizin bu kararına karşı, İcra ve İflas Kanunu’nun 364/1 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361-(1). ve 365-(1). maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmek üzere temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 24/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
