Bir insana yapılan adaletsizlik, tüm insanlığa karşı işlenmiş bir tehdittir.

    Montesquieu

    KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ 2022/313 – 2022/317

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, HMK’nın 353. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü:
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin borçlu ** Şirketinden alacaklı olması nedeni ile Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/14087 Esas ve Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/15092 Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlunun taşınmazına ve diğer menkullerine haciz konulduğunu, borçlu şirket adına kayıtlı ** ilindeki taşınmazın ihale ile satışının yapıldığını, sıra cetveli kararının 16/09/2021 tarihinde taraflarına ve diğer taraflara da tebliğe çıkarıldığını ve kararın kesinleştiğini, akabinde ise sıra cetveli kararının kesinleşmiş olmasına rağmen yeni bir sıra cetveli düzenlenerek 18/10/2021 tarihinde yeniden ilgililere tebliğe çıkarıldığını, kural olarak kesinleşen sıra cetvelinin icra müdürlüğünce re’sen değiştirilmesinin mümkün olmadığını, açıkça yasalara ve hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini talep etmiştir.
    Mahkemece; Şikayetin reddine, karar verildiği görülmüştür.
    Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunarak, mahkemece verilen kararın yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten alacaklı olması nedeniyle takip başlattığını ve borçlunun menkul ve gayrimenkullerine haciz konulduğunu, borçlunun taşınmazının ihale ile satıldığını ve satım harcı, emlak vergi borcu ve tellaliye ücreti ödendikten sonra arta kalan 291.089,25 TL bedelin ****Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin *** Esas sayılı dosyasına gönderildiğini ve bu dosya üzerinden sıra cetveli düzenlendiğini ve tüm ilgililere tebliğ edildiğini, sıra cetveli kararında ikinci sırada müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasında 25.505,20 TL ve üçüncü sırada ile yine müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasında 41.112,18 TL’nin aktarılmasına karar verildiğini, sıra cetveli kararına hiçbir itiraz gelmemesi üzerine kesinleştiğini, icra müdürlüğünce sıra cetvelinin kesinleşmiş olduğundan ödenmesi gereken paranın ilgili dosyalara gönderilmesini sağlamak yerine 18/10/2021 tarihinde yeniden sıra cetveli düzenleyerek ilgililere tebliğe çıkarttığını, İİK’nun 142. maddesinde cetvele itiraz hükümlerinin düzenlendiğini ve bu hususta icra müdürlüğüne herhangi bir takdir hakkının tanınmadığını, Yargıtay içtihatlarında da bu hususta tereddüte yer vermeyecek şekilde açık olduğunu, yeniden sıra cetveli düzenlenebilmesinin tek yolunun sıra cetvelinin iptal edilmesi olduğunun vurgulandığını, ancak kesinleşen sıra cetvelinin değiştirilmesinin mümkün olmadığını, sıra cetvelinin re’sen değiştirilmesinin açıkça yasalara ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    Uyuşmazlığın; Memur işlemini şikayete ilişkin olduğu görülmüştür.
    İİK’nın 141. maddesi, “Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.” hükmünü içermektedir. İcra müdürünün, bir mahkeme kararı olmaksızın, itiraz üzerine ya da kendiliğinden, önceki sıra cetvelinin hatalı olduğu kanısıyla, yeni bir sıra cetveli düzenleme yetkisi yoktur. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2006 tarih ve 7069 E., 11681 K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.02.2013 tarih ve 498 E., 860 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.
    Dairemizce yapılan değerlendirmede; Mahkemenin İİK’nun 18/3.maddesi gereğince icra müdürlüğünün 25/10/2021 tarihli müzekkere cevapları ile **** esas sayılı takip dosyasında iki adet sıra cetveli düzenlenmiş olmasına ilişkin izahatta bulunulduğu, yazı cevabında Müdürlükçe, “18/10/2021 tarihli tensip kararına göre; 1 nolu taşınmazın sıra ve derece kararı ile ilgili 15/09/2021 tarihinde yapılan sıra cetvelinde ihtiyati hacizler de dikkate alındığında sıralamanın farklı olduğu, aynı tarihte 100.maddeye yarar bilgilere göre sıradaki bazı dosyaların infazen ve haricen tahsil ile kapatıldığı, sıralamanın değiştiği anlaşıldığından ikinci sıra cetvelinin yapılmasına” re’sen yapılan inceleme ile karar verildiğinin bildirildiği, mahkemece yapılan yargılama sırasında Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna yazılan müzekkereye cevaben takip dosyasına ilişkin 15/09/2021 ile 13/10/2021 tarihleri arasında açılan herhangi bir sıra cetveline itiraz davasının bulunmadığının bildirildiği görülmüş olup, mahkemece her ne kadar icra müdürü kendi verdiği karardan dönemez ise de bilahare verdiği kararın dosya kapsamı ve yasa hükmüne uygun olmadığını fark edip onun yerine yasaya uygun olan kararı vermesine engel bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle 2.sıra cetvelinin hazırlanmasında yasaya aykırılık bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiş ise de, 15/09/2021 tarihinde düzenlenerek şikayetçiye ve diğer ilgililere tebliğe çıkartılan ve tevzi bürosu cevabında da belirtildiği üzere itiraz davası açılmadığından kesinleştiği anlaşılan sıra cetvelinin kamu düzenini ilgilendiren bir müdürlük işlemi niteliğinin bulunmadığı ve ilgililerince de itiraz konusu edilmediği anlaşıldığından, icra müdürünce kendiliğinden önceki sıra cetvelinin hatalı olduğu gerekçesiyle yeni bir sıra cetveli düzenleme yetkisi bulunmadığından şikayetin kabulü gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile reddi usul ve yasaya aykırı görülmüş olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olduğundan istinaf talebinin kabulü ile Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/11/2021 tarih 2021/***Esas 2021/***Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
    HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
    1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
    2-Dosya kapsamı, delil durumu ve takip dosyası içeriğine göre, Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/11/2021 tarih 2021/****Esas 2021/***Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
    3-Şikayetin KABULÜ ile, *** Esas sayılı dosyasından düzenlenen 18/10/2021 tarihli 2. sıra cetveli kararının İPTALİNE,
    4-İlk Derece Mahkemesince alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL’nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
    5-İlk Derece Mahkemesince davacının yapmış olduğu 160,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
    6-İlk Derece Mahkemesinde davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
    7-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırmış olduğu 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
    8-İstinaf başvurusu sebebiyle davacının yapmış olduğu toplam 162,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
    9-İnceleme HMK’nun 353. maddesi gereğince duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
    10-HMK’nın 330. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının istek halinde davacı tarafa iadesine,
    11-Kararın taraflara tebliğ edilmesine,
    Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/02/2022

      Share.
      Semih Demirci

      Bir insana yapılan adaletsizlik, tüm insanlığa karşı işlenmiş bir tehdittir. Montesquieu

      Leave A Reply