Site icon İcra Hukuku

Haciz İhbarnamesi ile Borçlu Sıfatı Kazanan Üçüncü Kişiye Karşı Yeniden 89 İhbarnamesi Gönderilemez

Taşınır malların haczinde muhafaza ve yediemin zorunluluğu emsal karar.

Yargıtay: Muhafaza altına alınmayan taşınır haczi hükümsüzdür.

İİK’nın 89.maddesi gereğince düzenlenen haciz ihbarnamelerinin tebliği sonucunda borç uhdesinde sayılan üçüncü kişi hakkında haciz işlemleri uygulanabilir ise de borçlu olarak eklenen üçüncü kişinin hak ve alacaklarının, yine mallarının haczi için üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesi mümkün değildir. Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği gibi üçüncü kişiye takip borçlusuna olan borcundan dolayı haciz ihbarnamesi gönderilmesinden sonra borcun bu şeklide kesinleşmesi üzerine üçüncü kişinin bu borcundan dolayı başka üçüncü kişilere tekrar haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde bu haciz ihbarnamelerinin hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü gerekir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi Başkanlığı 2025/1695 esas 2026/82 karar 23/01/2026 tarihli kararı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/2382 esas 2026/2146 karar ve 01.04.2026 tarihli kararı ile onanmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

DOSYA NO: 2025/1695

KARAR NO: 2026/82

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN: [İsim Maskelendi]

ÜYE: [İsim Maskelendi]

ÜYE: [İsim Maskelendi]

KATİP: [İsim Maskelendi]

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANKARA X. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/11/2025

NUMARASI: 2025/XXX Esas – 2025/XXX Karar

DAVACI (Üçüncü Kişi): [Şikayetçi Kamu Şirketi]

VEKİLİ: Av. [İsim Maskelendi]

DAVALI (Alacaklı): [Alacaklı Şirket]

VEKİLİ: Av. [İsim Maskelendi]

DAVA KONUSU: Şikayet

KARAR TARİHİ: 23/01/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2026

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının süresi içerisinde istinaf incelemesi alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü;

Şikayetçi şirketin, haciz ihbarnamelerine itirazda bulunulmadığından dosya borçlusu olarak eklendiklerinden 03/11/2025 tarihinde haberdar olduklarını, şikayetçinin borçlu olarak yer aldığı birinci haciz ihbarnamesi düzenlenerek üçüncü şahıs sıfatıyla bankalara gönderildiği, bankanın durumu bildirmesi üzerine haciz ihbarnamelerini öğrendiklerini, şikayetçi şirketin para ve mallarının devlet malı olması nedeniyle haczedilemeyeceği, ayrıca haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ nedeniyle dosya borçlusu konumuna geldikleri, usulsüz tebligatlar sebebiyle Ankara XX. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/XXX Esas sayılı dosyasından şikayette bulunduklarını, yargılama sırasında adı geçen mahkemece takibin geçici olarak durdurulduğu, şikayetçi şirketin Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde 12/01/2018 tarihinde 1325 sayılı kanunun ek 12. maddesi ile kurulduğu, sermayesinin tamamının Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, yönetim haklarının Milli Savunma Bakanlığı’na ait olduğu, haciz uygulanan banka hesapları ve araçların kamu malı olması nedeniyle usulsüz şekilde haciz işlemi uygulandığı, icra mahkemesince tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabul edildiği, öğrenme tarihine göre yasal sürede 04/11/2025 tarihinde itiraz ettiklerini, haciz talebinde yer almayan 06 XXX XXX plaka sayılı araca haciz uygulandığı, şikayetçinin takibin tarafları ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, alacaklı veya borçlu ya da herhangi bir borçlarının söz konusu olmadığını belirterek İİK’nın 82/1. maddesi gereğince haciz işlemlerinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu;

Alacaklının cevap dilekçesinde, Ankara X. İcra Hukuk Mahkemesinin 23/09/2025 tarih ve 2025/XXX Esas 2025/XXX Karar sayılı kararında şikayetçi şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğunun tespit edildiği, mallarının haczini yasaklayan yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle alacaklının şikayeti kabul edilerek haciz talebinin reddine ilişkin 25/06/2025 tarihli işlemin iptaline karar verildiğini, şikayetin kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiği, tebligatlarda herhangi bir usulsüzlüğün olmadığı, şikayet tarihinden sonra haciz uygulandığı iddia edilse de araçlara 31/10/2025 tarihinde şikayet tarihinden önce haciz uygulandığını beyanla şikayetin reddini savunduğu;

Mahkemece, şikayetçi şirketin ek madde 12’ye göre sermayesinin tamamının Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait olduğu, taşınır ve taşınmaz mallarının Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait olduğunu, kamu hizmeti amacıyla kamu personeline tahsisli araçlara haciz konulamayacağı, aynı nedenlerle banka hesaplarının da haczedilemeyeceği, sermayesinin tamamının kamuya ait olduğunun anlaşıldığı, devlet malı niteliğinde olduğu ve İİK’nın 82/1. maddesi gereğince haczedilemeyeceği gerekçesiyle şikayet kabul edilerek şikayetçi yönünden uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği; bu karara karşı alacaklının cevap dilekçesindeki nedenlerin yanında şikayetçi şirketin mallarının İİK’nın 82/1 kapsamında olmadığından bahisle istinaf incelemesi talep ettiği anlaşılmaktadır.

Başvuru, İİK’nın 82/1-1. maddesi kapsamında haczedilmezlik iddiasına ve alacaklının talebi olmadan bir araca haciz uygulandığı iddiasına dayalı hacizlerin kaldırılması istemidir.

Şikayete konu Ankara X. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/XXXX Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklının bonoya dayalı olarak borçlu [Borçlu Şirket] hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başladığı, ödeme emrinin 03/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi şirkete İİK’nın 89. maddesi gereğince düzenlenen haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği, alacaklının talebi üzerine borçlu olarak eklendiği ve hakkında haciz işlemlerinin uygulandığı görülmektedir.

Alacaklının istinaf nedenlerinin incelenmesinde; 1325 Sayılı Kanunun ek 12. maddesinde:

“…Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi ([Şirket Kısaltması]) unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur. [Şirket Kısaltması]’nın sermayesinin tamamı Hazine ve Maliye Bakanlığına aittir. Ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığının [Şirket Kısaltması]’ndaki pay sahipliğine dayanan oy, yönetim, temsil, denetim gibi hak ve yetkileri Milli Savunma Bakanlığı tarafından kullanılır…”

düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, şikayetçi şirkete borçlunun alacaklarının haczi bakımından İİK’nın 89. maddesi gereğince birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gönderilmiştir. Alacaklı vekilinin üçüncü kişi şirketin borçlu eklenmesi talebi icra müdürlüğünce reddedilmiş, bu işlem alacaklı vekilinin şikayeti üzerine Ankara X. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş ve kesinleşmiştir. Söz konusu dosyada şikayetçi şirket yargılamanın tarafı değildir. Şikayetçi şirket bu dosyada taraf olmadığından haczedilmezlik şikayetinde bulunması mümkündür; kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilemez.

Yapılan bu tespitten sonra şikayetçi şirketin kuruluşuna ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında, özel hukuk tüzel kişisi olarak kurulmuş olsa da sermayesinin tamamının Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait olduğu ve yine yönetimi hususunda Milli Savunma Bakanlığı’nın yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen bu hususlar ve kuruluş amacı dikkate alındığında mal, hak ve alacaklarının, İİK’nın 82/1-1. maddesinde yer alan devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği düzenlemesi gereğince haczedilemeyeceğinin kabulü gerekir.

Diğer yandan, şikayetçi şirketin takip borçlusu olarak eklenmesinin dayanağı olan haciz ihbarnamelerinin tebliğinin usulsüzlüğü bakımından yapılan başvuru sonrasında Ankara XX. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile şikayet kabul edilerek tebliğ tarihi düzeltilmiş ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Şikayetçinin haciz işlemlerinin usulsüzlüğü iddiası bakımından yapılan diğer bir değerlendirme ise; İİK’nın 89. maddesi gereğince düzenlenen haciz ihbarnamelerinin tebliği sonucunda borç uhdesinde sayılan üçüncü kişi hakkında haciz işlemleri uygulanabilir ise de borçlu olarak eklenen üçüncü kişinin hak ve alacaklarının, yine mallarının haczi için üçüncü kişilere (Örn: Bankalara) haciz ihbarnamesi gönderilmesi mümkün değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği gibi üçüncü kişiye takip borçlusuna olan borcundan dolayı haciz ihbarnamesi gönderilmesinden sonra borcun bu şekilde kesinleşmesi üzerine, üçüncü kişinin bu borcundan dolayı başka üçüncü kişilere tekrar haciz ihbarnamesi gönderilmesi halinde bu haciz ihbarnamelerinin hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü gerekir.

Şu halde mahkemece şikayet kabul edilerek hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve alacaklının istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Alacaklının istinaf başvurusunun İİK’nın 366 ve HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2- Alınması gereken harçların tahsiline,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/01/2026


T.C. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G İ T A Y İ L A M I

ESAS NO: 2026/XXXX

KARAR NO: 2026/XXXX

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

TARİHİ: 23/01/2026

NUMARASI: 2025/1695-2026/82

DAVACI: [Şikayetçi Kamu Şirketi]

DAVALI: [Alacaklı Şirket]

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi [İsim Maskelendi] tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Exit mobile version