Bir insana yapılan adaletsizlik, tüm insanlığa karşı işlenmiş bir tehdittir.

    Montesquieu

    Bu Yargıtay kararı, ihale konusu malı kendi alacağına mahsuben satın alan alacaklıdan, henüz sıra cetveli düzenlenmeden ihale bedelinin nakit olarak istenemeyeceğine ve Alacağa Mahsuben İhalede Sıra Cetveli Yapılmadan İhale Bedeli İstenemez ilkesinin geçerli olduğuna hükmetmektedir. Mahkeme, birden fazla alacaklı varsa, öncelikle sıra cetvelinin yapılması ve alacaklının ödemesi gereken bir fark olup olmadığının netleştirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

    T.C. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi

    ESAS NO: 2021/7558 KARAR NO: 2022/553

    İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

    TARİHİ: 27/05/2021

    NUMARASI: 2020/1996 – 2021/1580

    DAVACI (Alacaklı): N… Kağıt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi

    DAVA TÜRÜ: İcra Memur Muamelesini Şikayet

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi U… Y… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

    Alacaklı ihale alıcısı kesinleşen takipte ihale konusu taşınırları alacağına mahsuben aldığını belirterek icra müdürlüğünün ihale bedelinin yatırılmasına dair 30/01/2020 tarihli işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 140. maddesi; “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.” hükmünü içermektedir.

    İhale konusu taşınmaz veya taşınır üzerine haciz koyduran ya da ipotek hakkı bulunan alacaklı, söz konusu taşınmaz veya taşınırı ihale ile satın alıp, kendisinden önce başka alacaklı bulunmaması halinde alacağı oranında satış bedelini ödemekten kaçınabilir, satış bedelini alacağına mahsup edebilir. İhale konusu taşınmaz veya taşınır üzerinde alıcının yaptığı takip nedeniyle koydurduğu hacizden ya da ipotekten başka haciz bulunması halinde de, yukarıda belirtilen İİK.nun 140.maddesi gereğince sıra cetveli yapılması gerekecektir. Alacaklıların ne miktar hak sahibi olacakları yapılacak sıra cetvelinin kesinleşmesi ile belirlenecektir. Sıra cetveli yapılıp, ihale alıcısı (takip alacaklısı) aleyhine fark doğduğunun tespit edilmesi, diğer bir ifade ile alacaklının ihale bedelini yatırmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerekir.

    Henüz sıra cetveli yapılmadan ve taşınmaz üzerinde haciz ve ipotekleri bulunan üçüncü kişilerin alacaklarının miktarlarının ne olduğu dahi belirlenmeden, alacaklıdan ihale bedelini yatırmasının istenmesi doğru değildir.

    Buna göre, yukarıda açıklandığı üzere birden fazla alacaklı bulunduğundan ve ihale bedeli alacakları karşılamadığından İİK’nun 140. maddesi gereğince sıra cetveli yapılması zorunludur. Sıra cetvelini düzenleme yetkisi ilk haczi koyan icra dairesine aittir. Haczin talimatla uygulanması halinde, sıra cetvelinin esas icra dairesince düzenlenmesi gerekir.

    O halde mahkemece, birden fazla alacaklı bulunması nedeniyle İİK.nun 140. maddesi gereğince icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılarak ihale alıcısının ihale bedelini yatırması gerekip gerekmediği belirlendikten sonra ihale alıcısı aleyhine fark doğduğu tespit edilir ise ihale bedelini yatırmak üzere süre verilmesi yönünde işlem yapılması gerektiğine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

    SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 27/05/2021 tarih ve 2020/1996 E.- 2021/1580 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 29/06/2020 tarih ve 2020/97 E. – 2020/575 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 18/01/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Share.
    Semih Demirci

    Bir insana yapılan adaletsizlik, tüm insanlığa karşı işlenmiş bir tehdittir. Montesquieu

    Leave A Reply