icra.gen.tr - Emsal Yargı Kararı Arşivi
Avukatlık Kanunu 35/A Kapsamında Düzenlenen Uzlaşma Tutanaklarında Şarta Bağlı Edimler İlam Niteliğinde Sayılamaz
"Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca avukatlar ve müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınan uzlaşma tutanaklarının İİK’nın 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde belge sayılabilmesi için uzlaşma konusunun açık, net ve koşulsuz olması zorunludur. Karşılıklı edim içeren veya bir tarafın edimini diğer tarafın ödemesine/eylemine bağlayan (şarta bağlı) tutanaklar, şartın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden ayrıca yargılamayı gerektirdiğinden ilam niteliği taşımaz. İlam niteliğinde sayılmayan şarta bağlı uzlaşma tutanaklarına dayanılarak ilamlı icra takibi (icra emri) başlatılamaz; başlatılan takibin icra mahkemesince iptali gerekir."
Karar Metni
ÖNEMLİ İLKE ÖZETİ:
Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi gereği tutanağın ilam niteliğinde kabul edilebilmesi için uzlaşma konusunun açık ve net olması gerekeceği gibi, koşulsuz olması da gerekmektedir. Şarta bağlı edimler, şartın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden yargılamaya muhtaç olacağından bu tür edimleri içeren tutanaklar anılan madde kapsamına girmez ve İİK'nın 38. maddesi anlamında ilam niteliği taşımaz. Dolayısıyla ilamlı takip yoluyla infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.
T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
- ESAS NO: 2023/9434
- KARAR NO: 2024/6109
- KARAR TARİHİ: 11/06/2024
- İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- TARİHİ: 31/10/2023
- NUMARASI: 2023/108 Esas - 2023/2568 Karar
- İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi (2022/653 E. - 2022/889 K.)
- DAVACILAR (Borçlular): ...
- DAVALI (Alacaklı): ...
- DAVA TÜRÜ: İcra Emrinin / İlamlı Takibin İptali (Şikâyet)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine dosya incelendi, Tetkik Hakimi Meltem Duyan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
I. ŞİKÂYET VE TALEPLER
İlamlı takipte borçlular; takibe dayanak yapılan belgenin Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca düzenlenen uzlaşma belgesi olduğunu, ancak belgede yer alan edimlerin karşılıklı ve şarta bağlı olduğunu, şarta bağlı belgelere dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatılamayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep etmişlerdir.
II. MAHKEME VE İSTİNAF KARARLARI
- İlk Derece Mahkemesince: Şikâyetin borçlulardan biri yönünden kabulü ile icra emrinin iptaline, diğer borçlu yönünden ise şikâyetin reddine karar verilmiştir.
- Bölge Adliye Mahkemesince: Tarafların karşılıklı istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
2004 sayılı ⚖️ İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesinde; mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ile ilam niteliğindeki belgeler sayılmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesinde ise avukatlar ve müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınan uzlaşma tutanaklarının İİK’nın 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde olduğu hükme bağlanmıştır.
Ancak anılan yasal düzenleme gereğince bir tutanağın ilam niteliğinde sayılabilmesi için; uzlaşma konusunun tereddüde yer bırakmayacak biçimde açık, net ve koşulsuz olması şarttır. Şarta bağlı edimler, şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi bakımından ayrı bir yargılamayı gerektireceğinden ilam niteliği taşımaz.
Somut olayda takibe dayanak yapılan 30.12.2015 tarihli "Uzlaşma Tutanağı" incelendiğinde;
- "Belli bir tutar ödendiğinde hisselerin devredileceği",
- "Tüm ödemeler tamamlandığında icra takibine yapılan itirazın kabul edileceği ve feragat beyanı sunulacağı"
şeklinde karşılıklı edimler içerdiği ve tarafların yükümlülüklerinin şarta bağlandığı görülmektedir.
Bu haliyle taraflara karşılıklı edimler yükleyen ve edimlerin ifasını şarta bağlayan söz konusu belgenin ⚖️ İİK m. 38 kapsamında ilam niteliğinde belge olarak kabul edilmesi ve ilamlı takibe konu yapılması hukuken mümkün değildir.
O halde mahkemece borçlu yönünden de takibin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine hükmedilmesi ve istinaf talebinin esastan reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
IV. HÜKÜM
Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILMASINA, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi kararının HMK m. 373/1 uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
✍️ İlk Yorumu veya Soruyu Siz Yazın