BAM KararıAnkara BAM 18. Hukuk Dairesi (Yargıtay 12. H.D. Onamalı)(E. 2025/1695 / K. 2026/82)
📅 23 Ocak 2026İİK’nın 89. maddesi gereğince tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takip dosyasına borçlu olarak eklenen üçüncü kişinin kendi menkul, gayrimenkul ve banka hesapları üzerine fiili haciz uygulanabilir; ancak bu üçüncü kişinin diğer üçüncü kişilerdeki (örneğin bankalardaki) hak ve alacaklarının haczi için aleyhine yeniden İİK m. 89 haciz ihbarnamesi çıkarılamaz. Bu şekilde zincirleme gönderilen haciz ihbarnameleri hukuki sonuç doğurmaz. Ayrıca sermayesinin tamamı Hazineye ait kamu şirketlerinin malvarlığı İİK 82/1 uyarınca devlet malı sayıldığından haczedilemez.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2025/3684 / K. 2025/5117)
📅 2 Temmuz 2025Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin Örnek No: 13 takiplerde, borçluya usulüne uygun tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden yasal ödeme (30 gün) ve itiraz (7 gün) süreleri işlemeye başlamaz. İİK m. 269 gereğince borçlunun itiraz hakkı ancak tebliğ işlemiyle doğacağından, ödeme emri tebliğ edilmeden takibin haricen öğrenilmesi suretiyle icra dairesine yapılan borca itiraz hukuki sonuç doğurmaz. İtiraz hukuken geçersiz olduğundan, alacaklının açtığı itirazın kaldırılması ve tahliye davası usulden reddedilmeli ve ret usule dayandığından alacaklı aleyhine icra inkâr/kötüniyet tazminatına hükmedilmemelidir.
Yargıtay6. Hukuk Dairesi(E. 2025/1170 / K. 2025/2136)
📅 21 Mayıs 2025Sıra cetvelinde pay alabilmek için usulüne uygun ve geçerli bir haczin varlığı zorunludur. İİK’nın 88. maddesi uyarınca taşınır malların haczi fiilen yapılır; bu malların münasip bir yerde muhafazası altına alınması ya da yediemin sıfatıyla borçluya veya üçüncü kişiye usulünce teslim edilmesi yasal zorunluluktur. Haciz mahallinde tutanak düzenlenmesine karşın mallar yediemine bırakılmamış ve fiili el koyma gerçekleşmemişse geçerli bir taşınır haczi doğmaz. Usulüne uygun yediemin teslimi yapılmayan taşınır mallar üzerindeki haciz hükümsüz sayılır ve sıra cetveline dahil edilemez.
Yargıtay6. Hukuk Dairesi(E. 2025/1216 / K. 2025/2023)
📅 14 Mayıs 2025Tasarrufun iptali davalarında (İİK 281/2) uygulanan ihtiyati hacizler, davanın kabulüne karar verildiği tarihte kesin hacze dönüşür. Birden fazla tasarrufun iptali davasında ilk kesin haciz sahibi alacaklının haczine diğer alacaklıların iştirak edebilmesi için, kendi davalarını ilk kesin haciz tarihinden önce açmış olmaları yeterlidir (İİK 100/1-2, 268/1). Bu şartı sağlayan alacaklılar ilk kesin hacze kendiliğinden iştirak eder ve satış bedeli tüm bu alacaklılar arasında garameten paylaştırılır; "ilk kesin haciz benim" denilerek bedelin tek bir alacaklıya ödenmesi kanuna aykırıdır.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2024/132 / K. 2024/6581)
📅 26 Haziran 2024İlamların infaz edilecek kısmı hüküm fıkrası olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur; dar yetkili icra mahkemesi ilamı yorum yoluyla genişletemez. İlamlı icra takibini ancak ilamın tarafı ve lehtarı olan alacaklı başlatabilir. Henüz icraya konulmamış bir mahkeme ilamındaki para alacağını adi yazılı temlik sözleşmesi ile devralan üçüncü kişi, ilamda taraf sıfatı taşımadığından doğrudan ilamlı icra takibi (icra emri) başlatamaz; bu alacak ancak genel haciz yoluyla ilamsız takibe konu edilebilir. İlamda taraf olmayan temlik alanın başlattığı ilamlı icra takibinin mahkemece iptali gerekir.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2023/9434 / K. 2024/6109)
📅 11 Haziran 2024Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca avukatlar ve müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınan uzlaşma tutanaklarının İİK’nın 38. maddesi anlamında ilam niteliğinde belge sayılabilmesi için uzlaşma konusunun açık, net ve koşulsuz olması zorunludur. Karşılıklı edim içeren veya bir tarafın edimini diğer tarafın ödemesine/eylemine bağlayan (şarta bağlı) tutanaklar, şartın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden ayrıca yargılamayı gerektirdiğinden ilam niteliği taşımaz. İlam niteliğinde sayılmayan şarta bağlı uzlaşma tutanaklarına dayanılarak ilamlı icra takibi (icra emri) başlatılamaz; başlatılan takibin icra mahkemesince iptali gerekir.
BAM KararıAntalya BAM 12. Hukuk Dairesi(E. 2022/474 / K. 2023/480)
📅 24 Şubat 2023İcra ve İflas Kanunu'nun 261. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararları, kanunun 79 ila 99. maddelerindeki genel haciz usulüne göre infaz edilir. Taşınır malların muhafazasına ilişkin İİK'nın 88. maddesi yollamasıyla, ihtiyaten haczedilen araçların trafik kaydına yakalama şerhi konulması bir muhafaza işlemidir ve icra müdürlüğünce araçlara yakalama konulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Borçlunun icra takibine veya ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş olması (takip durmuş olsa dahi) ihtiyati haczin infazına ve muhafaza tedbirlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
BAM KararıKAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ(E. 2022/313 / K. 2022/317)
📅 17 Şubat 2022İcra müdürünün, mahkeme kararı olmaksızın veya kanuni itiraz yollarına başvurulmaksızın önceki sıra cetvelinin hatalı olduğu kanısıyla re'sen (kendiliğinden) yeni bir sıra cetveli düzenleme yetkisi bulunmamaktadır. Tebliğ edilerek aleyhine itiraz davası açılmaması sebebiyle kesinleşen ve kamu düzenine ilişkin bulunmayan sıra cetvelinin icra müdürlüğünce kendiliğinden değiştirilmesi hukuka aykırı olup, bu şekilde sonradan düzenlenen mükerrer sıra cetvelinin şikâyet yoluyla iptali gerekir.
Yargıtay23. Hukuk Dairesi(E. 2016/9616 / K. 2020/2551)
📅 2 Temmuz 2020İcra takibinde satışı yapılan aracın aynından kaynaklanan Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) borcu ile aracın fiilen korunmasını sağlayan yediemin muhafaza ücretinin öncelik sırasına ilişkin uyuşmazlıkta; bedeli paylaşıma konu olan aracın muhafazasına ilişkin masraflar, aracın aynından doğan MTV borcundan dahi önce ödenir. Bu bedel İİK m. 138 gereğince paraya çevirme ve muhafaza masrafı olarak satış tutarından doğrudan karşılanır. Ancak ödenecek yediemin ücreti Adalet Bakanlığı Lisanslı Yediemin Depoları Ücret Tarifesi sınırlarını aşamaz. Yediemin masrafı mahsup edildikten sonra kalan bakiye üzerinden alacaklılar arasında sıra cetveli düzenlenmelidir.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2016/16454 / K. 2016/17654)
📅 23 Haziran 2016Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 194. maddesi, eşlerden birinin diğerinin rızası olmaksızın aile konutunu devretmesini veya üzerindeki hakları sınırlandırmasını yasaklamaktadır. Bu kısıtlama eşlerin tasarruf işlemlerine ilişkin olup cebri icra işlemlerini kapsamaz. Hacizli taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunması, alacaklının talebi doğrultusunda taşınmazın icra dairesince cebri icra yoluyla satışına engel teşkil etmez; icra müdürlüğünün bu gerekçeyle satış talebini reddetmesi yasaya aykırıdır.
YargıtayYargıtay 14. Hukuk Dairesi(E. 2014/15935 / K. 2016/819)
📅 25 Ocak 2016Alacaklının İİK’nın 121. maddesi uyarınca icra mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak açtığı ortaklığın giderilmesi davası devam ederken, mirasçılardan birinin taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemiyle müstakil dava açması halinde; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda 6537 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu artık tarım arazilerinde de paylı mülkiyete tabi hissenin icra dairesince doğrudan haczedilip satılması mümkün hale geldiğinden, elbirliği mülkiyeti müşterek mülkiyete dönüştüğü takdirde alacaklının ortaklığın giderilmesi davasını yürütmekte hukuki yararı kalmayacaktır. Bu nedenle mahkemece, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine ilişkin davanın HMK m. 165 uyarınca bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi zorunludur.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2015/31012 / K. 2015/32817)
📅 24 Aralık 2015İİK’nın 121. maddesi yalnızca elbirliği (iştirak halinde) mülkiyete konu mallar için uygulanabilir; paylı (müşterek) mülkiyette borçlunun müstakil payı doğrudan icra dairesince haczedilip satılabilir. Dolayısıyla paylı mülkiyete konu taşınmazdaki hissenin satışı için icra mahkemesinden yetki alınarak ortaklığın giderilmesi davası açılmasına gerek olmadığı gibi, gerekmediği halde açılan ortaklığın giderilmesi davası İİK m. 106'daki satış isteme süresini kesmez veya durdurmaz. Ayrıca avansı/masrafı yatırılmadan yapılan satış talepleri usulüne uygun sayılmayacağından, yasal süresinde geçerli satış talebinde bulunulmayan hacizler İİK m. 110 uyarınca kendiliğinden düşer; düşmüş hacze dayanılarak yapılan ihale fesh olunmalıdır.
Yargıtay12. Hukuk Dairesi(E. 2014/14980 / K. 2014/20857)
📅 10 Eylül 2014İcra dosyasında taşınmaz satış bedelinin, sıra cetveline itiraz edilmesi sebebiyle icra müdürlüğünce bankada vadeli hesapta nemalandırılması sonucu oluşan faiz geliri borçludan yapılan bir "tahsilat" niteliği taşımamaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince tahsil harcı yalnızca cebri icra vasıtasıyla borçludan tahsil edilen asıl alacak ve fer'ilerinden alınabileceğinden, sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde elde edilen nema/faiz geliri üzerinden icra dairesince tahsil harcı kesilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.